EMO’da Neler Oluyor-2

Yeniden merhaba,

Yazı dizisinin 2. bölümü ile yeniden karşınızdayım.

İlk bölümü okuyanların aklına büyük olasılıkla şu soru gelmiştir: Neden burada bunları yazıyorum? Seçimin üzerinden 6 ay geçmiş, daha yeni mi aklıma geldi bunları yazmak?

Sevgili okurlar, aslında internet ortamında, kamusal bir ortamda bir meslek odasında olup bitenleri yazmak pek tercih edilen bir yöntem değildir. İdeal koşullarda Meslek Odalarının şimdiye kadarki pratiği de göstermiştir ki, daha dar iletişim kanallarında tartışmalar yürütmek, bu tartışmaları sınırlı kadrolarla yapmak daha çok tercih edilen bir yöntemdir. Fakat seçimin üzerinden 6 ay geçmesine rağmen pandemi bahanesiyle EMO Ankara Şubesi’nin Danışma Kurulu’nun toplanmaması, daha doğrusu EMO Ankara Şubesinde rutin MİSEM eğitimleri dışında herhangi bir faaliyetin olmaması, dolayısıyla da bu tartışmaların yapılabileceği ortamların mevcut yönetim tarafından hazırlanmamış olması beni bu değerlendirmeleri kendi blogumda yapmaya yöneltti.

Önceki yazımda EMO Ankara Şube seçimlerine dair tespitlerimi ve analizlerimi paylaşmıştım. Bu yazıda yaptığım tespitlerden ve analizlerden daha detaylı ve somut delilleriyle örneklendirilmiş diğer açıklamaların linklerini paylaşmamıştım. Bu açıklamalardan kendimce önemli gördüklerimin linklerini aşağıda paylaşıyorum:

https://emektenyanamuhendisler.org/emoda-gericilige-sagcilasmaya-gerici-ve-fasistlerle-isbirligine-karsi-cagri-baslikli-yazi-dizimizi

https://emektenyanamuhendisler.org/emoda-gericilige-sagcilasmaya-gerici-ve-fasistlerle-isbirligine-karsi-cagri-1

https://emektenyanamuhendisler.org/emoda-gericilige-sagcilasmaya-gerici-ve-fasistlerle-isbirligine-karsi-cagri-2

https://emektenyanamuhendisler.org/emoda-gericilige-sagcilasmaya-gerici-ve-fasistlerle-isbirligine-karsi-cagri-3

https://emektenyanamuhendisler.org/emoda-gericilige-sagcilasmaya-gerici-ve-fasistlerle-isbirligine-karsi-cagri-4

https://emektenyanamuhendisler.org/emoda-gericilige-sagcilasmaya-gerici-ve-fasistlerle-isbirligine-karsi-cagri-5

Bir diğer kapsamlı açıklama ise geçtiğimiz günlerde Demokrat Mühendisler tarafından yapıldı: http://demokratmuhendisler.net/2020/08/14/meslekte-birlik-artiklariyla-ittifak-yapanlara-oy-yok/

Bu açıklamalardan da görüleceği üzere 6 ay önce Ankara Şubede yaşanan seçim sürecinin aslında sadece Ankara Şube seçimleriyle sınırlı kalmadığı bir dönemi yaşadık. Bunun en somut örneklerini de seçimin hemen ardından, seçilen yeni Yönetim Kurulu’nun temsilciliklerle ilgili aldığı kararlarla somutlandı.

Yeni seçilen mevcut Ankara Şube Yönetimi, EMO Ankara Şubesi gibi yıllarca EMO’nun tüm kritik dönemeçlerinde belirleyici bir konuma sahip olan bir birimin 2020-2022 yılları arasın kapsayacak 25. Döneminin çalışma programını hazırlamak yerine (bu yazının yazıldığı tarihte hala çalışma programı yayınlanmamıştı, bu yönde bir hazırlık da henüz görünürde yok!) seçimde kendisine ‘muhalif’ olan temsilcileri görevden almakla başladı. Konya, Kayseri ve Erzurum’da yıllarca EMO örgütlülüğüne gönüllü olarak hizmet etmiş, kimisi zaman zaman (EMO’nun merkezi siyasal duruşunu İç Anadolu’nun mevcut siyasal yapısı içerisinde savunuyor olmaktan kaynaklı) bu uğurda bedeller ödemiş olan meslektaşlarımızı, kendilerine haber dahi vermeden Yönetim Kurulu kararı ile görevden aldılar. Bu görevden alma yeni seçilen yönetimin kendi kadrolarıyla çalışma ihtiyacı olarak yorumlanabilir. Eğer meseleye yabancı iseniz, yaşanan gelişmeleri sıradan bir seçim olarak görüyorsanız, bu yorum geçerlilik kazanabilir. Fakat yaşananları (bir önceki yazımda da belirttiğim gibi) ülkedeki yaşanan siyasal gelişmeler ve EMO’da yapılmak istenen siyasal dönüşümle beraber okuduğunuzda aslında görünen gerçeğin ötesinde başka bir gerçekle yüzleşmeniz kaçınılmazdır.

Türkiye 2017 yılının Nisan ayında rejim değişikliğini içeren bir anayasa değişikliğini oyladı. OHAL koşullarında, rejim değişikliğine yol açan bu referandum neticesinde inşa edilmeye çalışılan yeni dönemin sancılarını hep beraber yaşıyoruz. Sadece 1.379.934 oy farkla, yani kullanılan oyların sadece %2,7 oranlık bir farkıyla bu değişiklik onaylandı. %51 ile geçen bu anayasa değişikliğine ise en çok mühürsüz oylar damgasını vurdu. Bazı seçim kurullarının mühürsüz oy pusulalarını geçerli sayması sonucunda (ki bu rakamın 2,5 milyon civarında olduğu iddia ediliyor) anayasa değişikliği ‘yasal’laştı. Fakat toplumun tüm kesimlerinde bu referandum, anayasa değişikliğine ‘evet’ diyenlerin dahi vicdanında meşrulaşmadı.

İşte EMO Ankara Şubesi’nde 16 Şubat 2020 tarihinde yapılan seçimler de Demokrat Mühendisler açısından mühürsüz bir seçimdir. Mevcut yönetim %1,99 oranlık bir farkla EMO Delegasyonunu kazanmıştır. EMO’nun, hatta TMMOB’nin önemli birimlerinden birisi olan EMO Ankara Şubesindeki bu seçim sürecinin sonuçlarını hep beraber yaşayarak göreceğiz fakat ‘yasal’ olan bu seçim asla Demokrat Mühendislerin vicdanında meşruiyet kazanamayacaktır! Ön seçimde, yani demokratların kendi aralarındaki seçimde kazanamayacağını anlayınca sağcı, gerici güçlerle ittifak yaparak Şube Genel Kuruluna giden, sadece çevre illerden değil, Ankara’daki gerici güçlerle de beraber olmakta beis görmeyen mevcut yönetim EMO’nun demokrat geleneğine büyük bir darbe vurmuştur. Bu darbe bizim açımızdan ‘adam kazandı’ teslimiyeti ile açıklanacak bir durum değildir.

Demokrat olan İl Temsilcilerinin görevden alınmasıyla başlayan bu sürecin sonuçlarına dair notlarımı paylaşmaya devam edeceğim.

Şimdilik kalın sağlıcakla…

EMO’da Neler Oluyor-2” üzerine bir düşünce

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.